Bankalardan Kredi Dosya Masraflarını Geri Alma

Bankalardan Kredi Dosya Masraflarını Geri Alma

Çoğunlukla acil ve zorunlu olarak paraya ihtiyaç duymakta olduğumuz zamanlarda başvurduğumuz banka kredileri bizleri dosya masrafı ücreti, yapılandırma ücretleri ve kredi tahsili gibi çok sayıda haksız ekstra ücret ile karşı karşıya bırakmaktadır. İşimizin görülmesi ve işlemlerimizin halledilmesini istediğimizden dolayı itiraz etmediğimiz veya o anda önemsememekte olduğumuz bu ekstra ücretler özellikle biriktikçe son derece ciddi rakamlara kadar ulaşabilmektelerdir. Bu konu ile ilgili haksızlığın kaldırılması için bir karar almış olan Yargıtay bankaların bir işletme olduklarını ve vermekte oldukları her işleme karşılık bir ücret talep edebileceklerini ancak bunun tarafların adil şartlarda imzalamış oldukları bir anlaşma ile gerçekleşmesi gerektiği kararını çıkarmıştır. Kısaca Yargıtay kredi işlemlerinde yapılmakta olan anlaşmalar sırasında bireylerin banka anlaşmasını dikkatlice okumadan işlemler bitsin diye yapmakta olduğu anlaşmaların uzlaşmalar gerçekleştirilmeden yapılması nedeni ile belirli bölümlerini geçersiz kılmaktadır.

Bir neyi haksız kazanç oluşturmakta olan bu ücretlerin ilgili bireylere ödenmesi için ilgili kanun çıktıktan sonra bu durumdan şikâyetçi olan herkesin aklındaki soru ise önceden yapılmış olan kredi anlaşmaları da yasa çerçevesine girecek mi? Sorusu olmakta. Bu sorunun yanıtı ise evet gerekli işlemleri yaptığınız takdirde yasadan önce almış olduğunuz banka kredilerinde yaptığınız anlaşmalar sonucunda ödediğiniz tüm dosya masrafı ücreti gibi Yargıtay tarafından haksız kazanç olarak belirtilmiş olan tüm ödemelerinizi kesintisiz olarak bankanızdan geri alabilmektesiniz. Bu gibi durumlar da paranızı geri alabilmeniz için tek gerekli olan tek şey ise 2200 tl altındaki kredi dosya masrafı ücreti gibi ödemeleriniz için kaymakamlıklarda bulunan tüketici hakem heyetlerine, 2200 tl üzerindeki tüm ödemeleriniz için ise ilinizde bulunan tüketici haklarına başvuruda bulunmanız gerekmektedir. Yapmış olduğunuz başvuruların kabul edilmesi durumunda konu ile ilgili tarafınıza bir ödeme kararı alınıyor ve bankaların bu karara uymaları gerekmektedir. Ancak bireysel olarak dosya masrafı ücreti geri alma gibi ödemeleri bankalar oldukça uzun süreler geciktirebilmektelerdir. Bu sebepten dolayı yetkili bir avukat aracılığı ile yapılması tavsiye edilmekte olan bu işlem için avukatlar tarafından herhangi bir ücret talep edilmemekte, tüm avukat ücretleri de bir içre talebi ile bankaya gidildiğinden dolayı bankalardan alınmaktadır.

Dosya Masrafı İadesi

Dosya Masrafı İadesi

Günümüzde ekonomik durum birçok insanı bankalardan kredi almaya itmektedir. Bireysel olarak veya kurumsal olarak birçok farklı alanda kredi çekilmektedir. Bu kredilerin alınması sırasında birçok prosedür işlemektedir. Bunlardan birisi de dosya masrafı olarak kredi alacak kişiye yüklenen bir maliyet olmaktadır. Bu maliyet konusunda Yargıtay haksız bir şekilde alındığına ve dosya masrafı iadesi almak edilmesine karar vermiştir. Bu kapsamda geçmişe dönük 10 yıl içerisinde alınan dosya masrafı adı altındaki ödemeler bankalardan kredi veren kurumlardan geri alınabilecektir. Bu konuda da vatandaşların yapması gereken bazı prosedürler bulunmaktadır. Bunlardan ilki dosya masrafının ödendiğine dair bir dekontun bulundurulması olmaktadır. Dosya masrafının iade edilmesi konusunda bu dekont mecburidir.

Günümüzde bankalar ve kredi kurumları televizyon reklamları dahi yaparak kredi kullanılmasını teşvik etmektedir. Bankaların belirli faizler ile verdiği bu krediler farklı alanlarda kullanılmaktadır. Bu sebeple kullanım alanlarına göre farklı isimler ile ifade edilmektedir. Taşıt kredisi, konut kredisi ve ihtiyaç kredisi en çok kullanılan kredi tipleri olmaktadır. Bu kredilerin kullanılması ile kişilerden alınan dosya masrafı iadesi almak için kredi tutarının boyutu ile ilçe veya il hakem heyetlerine başvuru yapılması gerekmektedir. Kredi tutarı 2200 TL değerinden düşük ise ilçe heyetine başvuru yapılmalıdır. Kredi 2200 TL değerinden yüksek ise ile hakem heyetine başvuru yapılacaktır. Burada yapılacak başvuru ile heyet durumu inceleyecek ve uygun bulması ile yapılan dosya masrafı iade edilecektir.

Hakem heyetinin verdiği karar neticesinde bankalar kişilere dosya masrafını iade etmek zorundadır. Ancak bankalar bu işlemi hemen yapmamakta ve uzun süre bekletmektedir. Bu durumu yaşamamak için avukat aracılığı ile alacağın icraya konulması işlemi ile kısa sürede yasal faizi ile banka ödemeyi yapmaktadır. Alınacak dosya masrafı iadesi almak konusunda avukatlar sizlerden herhangi bir ücret talep etmemektedir. Alınacak ücrete müteakip avukatın bedeli de bankada veya ödeme yapacak kurumdan tahsil edilecektir. Bu sebeple ödemelerin daha kolay bir şekilde alınması konusunda avukatlardan yardım alınması avantaj sağlamaktadır. Birçok insan son 10 yıl içerisinde birçok kredi çekmiş ve dosya masrafı olarak birçok ödeme yapmıştır. Bunların iadesi için avukatlardan yardım alınması ile ödemeler olayca alınabilmektedir.

Boşanma Süreci Nasıl Olur?

Boşanma Süreci Nasıl Olur?

Evli çiftler birçok farklı sebep ile evlilik birliğinin bozulduğunu düşünerek boşanma sürecini başlatabilmektedir. Boşanma konusunda birçok farklı sebebi olması nedeni ile boşanma davalarının da bir farklı türleri olmaktadır. Bu sebeple de her boşanma avukatı farklı şekilde seyredebilmektedir.  Bu konuda boşanmayı düşünen çiftlerin veya eşin boşanma konusundaki nedeninin hukuki bir dayanağı olduğunu araştırması gerekmektedir. Boşanma sebebinin 4721 sayılı Medeni Kanun’da belirtilen hukuki durumlardan biri olması durumunda boşanma davası açılabilecektir. Bu durum da iki eşin boşanmayı istemesi, aldatma nedeni ile boşanma, çekişmeli boşanma ve terk nedeni ile boşanma gibi birçok farklı dava türü arasından hangisinin uygun olduğu da belirlenmelidir.

Boşanmak isteyen çiftler veya eş boşanma konusundaki hukuki durumun netlik kazanması için bir boşanma avukatı ile görüşmesi ve durumu anlatması yararlı olacaktır. Bu sayede boşanma türü ve ne gibi işlemlerin yapılması gerektiği daha net olarak bilinecektir. Boşanma davalarında iki eşin anlaşması ve mal varlığı ile varsa çocuğun velayeti konusunda fikir birliği yapması anlaşmalı boşanma türüne girmektedir. Bu durumda iki taraf da anlaşmalı boşanma için dilekçe ve boşanma sözleşmesi hazırlamaları gerekmektedir. Bu şekilde başvuru yapılması sonrasında taraflardan birinin itirazı ile dava yine çekişmeli boşanma davasına dönebilmektedir. Boşanmak için taraflardan birsinin herhangi bir konuda rıza göstermemesi durumunda da çekişmeli boşanma davası açılmaktadır.

Her iki boşanma türünde de bir boşanma avukatı tarafından tüm evrakların ve sözleşmelerin hazırlanması ileride ve dava süresinde sorun yaşanmamasını sağlayacaktır. Boşanmak konusunda ilk önce boşanma avukatı hazırlanmalıdır ve bu eşlerin son altı ay ikamet ettikleri bölgedeki Aile Mahkemesine verilmelidir. Eğer bölgede aile mahkemesi bulunmuyor ise Asliye Hukuk Mahkemesine vermeleri gerekmektedir. Boşanma davalarında mal rejimi veya aldatma nedeni ile boşanmalardaki ispat konusunda deliller ve tanıklar hazırlanmalı ve mahkemeye bu şekilde başvurulmalıdır. Çocukların velayeti konusundaki anlaşmazlıklar konusunda da tarafların mahkemeye sunacakları delil ve tanıkların önceden belirlenmesi ve dava sürecinin önceden planlanması gerekmektedir. bu durumlar için de boşanma avukatları ile davaların yürütülmesi önemli olmaktadır.

Boşanma Davası Nasıl Gerçekleşir

Boşanma Davası Nasıl Gerçekleşir

Hayatın içerisindeki en büyük kurumlardan olan evlilik müessesi, bazı durumlarda çatırdar ve varlığını devam ettirme özelliği maalesef ki kaybeder. Yaşanan kayıp sonucunda açılan boşanma davası, yeni umutlara yelen açabilme şeklinde dile getirilirken; birbirinden farklı tanımlamalar ile karşımıza çıkar. Boşanma davasından ilk olarak anlayacağımız şey, durumun tahmin edildiği kadar basit değil; bu alanda uzmanlık gerektirecek kadar karmaşık yapısının olabileceği şeklinde ifade edilebilir.

Farklılıklar!

Yaşanacak olan boşanma davası,

  • Antlaşmalı
  • Çekişmeli
  • İtirazlı

Gibi birbirinden farklı şekillerde olabilir. Boşanma davasının görülmesi sırasında taraflar birlikte hareket ederse karşılıklı antlaşma sağlanır ve boşanma davası oldukça kısa süre içerisinde gerçekleşir. Velayet, mal paylaşımı, miras, tasarruf planları gibi konular; boşanmanın uzlaşma tablosu içerisinde yer alır; ama her boşanma sürecinde değerlendirilmek zorunda olmaz.

Çekişmeli bir şekilde yaşanacak olan boşanma süreci, tarafların boşanmayı kabul etmesine rağmen; uzlaşı noktasında sıkıntıya düşmesiyle vuku bulur ve mevcut karışıklık son bulana kadar dava süreci içerisinde devam eder. Her iki taraf da boşanmak ister; fakat mal paylaşımı, velayet, tasarruf durumu gibi konularda anlaşmazlık hasıl olabilir. Bu durumda çekişme durumu görülür; görülen durumun çözümü adına ara bulucu kişiler devreye girebilir.

İtirazlı boşanmanın temel karşılığı, bir tarafın boşanmak istemesine rağmen; diğer tarafın bu konuda farklı düşünmesi biçiminde dile getirilebilir. Boşanmak istemeyen taraf, kendince haklı sebepler yaratırken; bu durum, boşanma sürecine kesin olarak ket vurmaz. Elbette yaşanacak olan boşanma sürecinde tarafların söylemi, hakimin görüşü gibi faktörler belirleyici olarak süreci gideceği yöne doğru yoğurur.

Sonuç!

Boşanma davasını başarılı bir şekilde gerçekleştirebilmek adına alanında uzman bir avukattan yardım alınması, çok büyük önem taşır. Bu konuda araştırma yapar, sizin için doğru kişiyle iletişime geçebilirsiniz. Boşanma davasının gerçekleşmesi için atılacak olan ilk adımın dilekçe vermek olduğunu düşünürsek, alınacak olan uzman yardımının ne kadar gerekli olduğu bir kez daha ortaya çıkar; çünkü verilecek olan doğru dilekçe, dava süresince elinizi güçlendirecektir. Son söz olarak dile getirilecek mevzu, boşanma adına verilecek dilekçenin boşanma tipine göre farklılaşacağı ve boşanma süreç ile ücretinin de mevcut farklılaşmadan nasibini alacağı şeklinde söylenebilir.

Başarılı ve Güvenilir Bir Boşanma Avukatı

Başarılı ve Güvenilir Bir Boşanma Avukatı Edinmek Neden Önemli

Her iki taraf içinde oldukça zor bir durum olmakta olan boşanma durumu için tarafların sorunsuz ve hızlı bir mahkeme süreci geçirmelerinde oldukça önemli bir rol oynamakta olan boşanma avukatları, müvekkillerinin tüm süreç boyunca en iyi şekilde temsil edilmesinde oldukça büyük rol oynamaktadır. Evlilik kurumu oldukça önemli bir kurum olmakta olup bu kurumun taraflar adına bitirilmesi anlamına gelen boşanma işleminin gerçekleşe bilmesi için ülkemizde 4721 sayılı medeni kanuna göre belirlenmiş olan hükümlerden en az birinin kesinlikle sağlanması gerekmektedir. Bu gibi durumlarda tarafların başvurusu durumunda gerekli hukuki işlemler yapılmaya başlanmakta ve gerekli işlemler sonucunda boşanma işlemi gerçekleştirilebilmektedir.

Boşanma davalarında tarafların tüm haklarının sonuna kadar savunulması en önemli unsur olmaktadır bu sebepten dolayı kesinlikle alanında son derece bilgili ve deneyimli olan boşanma avukatları tercih edinilmesi, tüm hukuksal durumun onlar eşliğinde gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Tutulmakta olan avukatın kalitesi tarafların en iyi şekilde temsilinde ve tüm haklarının sonuna kadar kullanılmasında büyük önemi bulunmaktadır. Özellikle çocuklu aileler için velayet alımı, mal paylaşımı veya nafaka gibi hakların en iyi şekilde sağlanması tamamen boşanma avukatları görevleri arasında yer almaktadır. Bu sebeplerden dolayı doğru avukatı tutmak oldukça önemli ve kazançlı bir unsur olmakta, davanın tarafları için olabildiğince iyi geçmesinde büyük bir rol oynamaktadır. Tüm boşanma davalarında verilmekte olan avukatlık hizmeti ücretleri ise davanın durumuna göre belirlenmekte ve bildirilip anlaşmaya varılmaktadır.

Boşanma Davası

Boşanma Davası

Boşanma davası çeşitli gerekçeler ile evliliğin sonlandırılması amacı ile açılır. Boşanma davası türlerinden biri anlaşmalı boşanmadır. Anlaşmalı boşanma ile kastedilen, çocuğun velayetinin kimde olacağından maddi konulara kadar her şeyin taraflar arasında kararlaştırıldıktan sonra mahkemeye sunulmasıdır. Bu durumda çiftler hakim onayı ile boşanabilirler. Anlaşmalı boşanma durumlarında boşanma avukatı mahkeme kararından sonraki hukuki süreç için yardımcı olabilir. Bu tür dışındaki boşanmalarda ise boşanma avukatı gereklidir. Şiddetli geçimsizlik nedeni ile açılan boşanma davalarında taraflar aralarındaki şiddetli geçimsizlik durumunu ispat etmek durumundadırlar.

Özel boşanma sebepleri de boşanma davasının nedeni olabilir. Bu tür davanın nedenleri arasında eşin altı aydan fazla süre terk etmesi, cana kast, fena muamele, akıl hastalığı, zina, haysiyetsiz yaşam ve suç işlemek yer almaktadır. Kişi iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu için boşanma avukatının delil ve tanıklarla bu durumları mahkemeye sunması beklenir.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davaları aile mahkemesinde, eşlerin son altı ayda birlikte ikamet ettikleri yerin mahkemesinde, eşlerden birinin ikametgahında açılabilir. Yabancı uyruklu birey ile evli olanlar Türkiye’de tanıma tenfiz davası açmalıdırlar.

Boşanma davası için boşanma dilekçesi ile isteğini ve gerekçelerini bildirmek gereklidir. boşanma avukatı davayı sonuçlandırmanın yanı sıra nafaka, tazminat, velayet gibi konularda da hizmet verir.

Ankara’da Boşanma Avukatı

boşanma avukatı, boşanma için hukuki süreçlerin etkin bir şekilde yerine getirilmesinin yanı sıra, mal paylaşımı, çocukların velayeti, nafaka ve tazminat talepleri gibi boşanma işleminin hukuki sonuçları konusunda da müvekkilinin haklarını korur. Avukat Ankara  Hukuk Bürosu, aile hukuku ve boşanma konusunda deneyimli avukatları ile hizmet vermektedir. Boşanma hukuku, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı durumlarda eşlerin ayrılması ve ayrıldıktan sonraki süreci kapsar.

Anlaşmalı boşanan eşlerin evliliklerinin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Eşlerden biri yaşadıkları ortak konutu terk etmiş ve altı ay süre ile dönmemiş ise terk edilen eş tarafından terk sebebiyle boşanma davası açılabilir. Ayrıca boşanmanın nedeni olan olaylar yüzünden haklarının saldırıya uğradığını düşünen eş, kusurlu tarafa maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

Boşanma Avukatı Ne İşe Yarar

Boşanma Avukatı Ne İşe Yarar

Boşanma süreci, evliliklerin bitmeden evvel son durağı olarak karşımıza çıkarken; çiftlerin boşanma niyetinin ne kadar sahi olduğunu ortaya koyar. Bazı durumlarda boşanma tasavvurunda bulunan çiftler, işin ciddi noktasını gördüğünde pişmanlık duygusuyla hareket ettiğini duyarız; ama bu durumun tam tersinin de olduğunu, yani %100 bilinç ile boşanmak isteyen kişilerin varlığını da biliyoruz. Olumlu ve olumsuz sonuçlarıyla boşanma sürecini dikkatli bir biçimde inceleyebilmek için boşanma avukatı hakkında malumat sahibi olmak gerekir. Bu bahiste edinilecek bilgi, boşanma işlemini kolaylaştıran; onu daha basit düzeye indiren pratiklik ile dolu olur. Hal böyle olunca da boşanma süreci her iki taraf adına olduğundan daha kolay, daha uygun bir yapıya bürünür.

Nasıl Başlarım?

Boşanma sürecinde atılacak olan ilk adım, gerekli işlemlerin başlayabilmesi için yazılı dilekçenin sunulması şeklinde ifade edilir. Topluk gerçeklerini önümüze getirirsek her kişinin dilekçe yazacak durumda olmadığını görür; buna göre yapılması gerekenleri biliriz. Bu noktada arzuhalciler eşliğinde dilekçe yazdırabilir; hatta en iyisini yaparak bir boşanma avukatı ile iletişimde kalabilirsiniz. Boşanma avukatının belirleyeceği cümleler ile yazılacak olan dilekçe, tasavvur ettiğiniz sonuca ulaşabilmek için size lazım olan itici gücü sağlar; elbette kayda geçen cümlelerin ana fikri, sizden gelen istekler ışığında meydana gelir. Tabi bir takım yönlendirme ile direktifler, konu uzmanı avukat tarafından dile getirilmelidir ki ancak bu şekilde arzulanan kalitedeki hayat standartlarına kavuşulur.

Nasıl Bitiririm?

Boşanma sürecinin başlamasından sonra karşımıza üç farklı dava çeşidi çıkabilir:

  1. Antlaşmalı
  2. Çekişmeli
  3. İtirazlı

Her dava çeşidinin kendisine göre ayrı strateji mekanizması bulunur. Bu yüzden konu hakkında uzman olan boşanma avukatı ile beraber ilerlemek, oldukça akılcı bir hareket olup kişiye yarar getirir. Boşanma avukatının belirlediği strateji ile gelişen dava, tarafların dinlenmesi; ardından ortak karar verilmesi ile sonuca bağlanır. Sonuç, antlaşmalı davalarda çok kısa süre içerisinde ortaya çıkarken; diğer iki dava türü için daha uzun olabilir. Uzunluğunun genel bir tarifi olmaz; ama davanın çetrefilli yapısına göre orta veya üst vadede değişir.

Boşanma Avukatı

Boşanma Avukatı

Eşlerin boşanma sürecine girmeleri ile birçok soru işaretleri de belirmeye başlamaktadır. Birçok insan boşanma konularında bir avukata ihtiyaç duyulmayacağı yönde bir bilgi ile hareket ederek hiç bilmediği hukuk dalında araştırmalar yapmaktadır. Boşanma davaları için boşanma avukatı tutulması her zaman sizlere büyük avantaj sağlayacaktır. İnsanların boşanma sebepleri farklı olduğu gibi boşanma türleri de farklıdır. Bu farklılık nedeni ile davalar ve bu davaların süreçleri de birbirinden farklı olmaktadır. Bu sebeple de dilekçelerin hazırlanması, delillerin ve tanıkların belirlenmesi, anlaşmalı ise sözleşmenin hazırlanması ve varsa çocuklar ile alakalı velayet konularının belirlenmesi gibi birçok konuda avukatlara ihtiyaç duyulmaktadır.

Birçok insan avukat ile dava açmak yerine kendince kolay bir dava olacağını düşünerek dilekçesi ile başvurmaktadır. Ancak evraklarda ve usul yönünde yapılacak yanlışlar ile davalar sonuçsuz kalabilmektedir. Bu durun anlaşmalı boşanma davalarında da geçerlidir. İki tarafında anlaşması sağlanmış olsa bile detaylı bir boşanma sözleşmesi hazırlanmalıdır. Burada mal rejimi ve çocukların velayeti gibi birçok farklı konu dikkatle sözleşmede yer almalıdır. Bu konularda yapılacak hatalar ileride ciddi sorunlara dönüşebilir. Bu sebeple de boşanmalarda avukatlardan yardım alınması oldukça detaylı olan davalar ve hukuk prosedürleri için sizlere avantaj sağlayacaktır. Anlaşmalı boşanmaların yanında çekişmeli boşanma davalarında da tamamen haklı olduğunu düşünen taraf avukat yardımı almak istemeyebilir. Bu durumda da mahkemelerin ve davaların usulleri bilinmediği için ve yasalar konusunda detaylı bilgi olmadığı için sorunlar yaşanabilmektedir.

Çekişmeli boşanma davalarında veya aldatma nedeni ile boşanma davalarında mutlaka avukat yardımı alınmalıdır. Bu davalar sadece eşlerin boşanmasını değil, mal rejimini, tazminat ve velayet gibi birçok farklı alanı da içermektedir. Bu sebeple çekişmeli boşanma avukatı ile davaların önceden deliller ve tanıkların belirlenmesi ve dava sürecinin tayin edilmesi ile açılmalıdır. Avukatlar tüm yasalar ve mahkemelerin usullerini iyi bildikleri için atılacak adımları önceden hesaplayabilmektedirler. Bu sebeple mahkemeye sunulacak haklılığı ispat edici deliller ve tanıkları çok daha uygun şekilde belirleyebilmektedirler. Bu sebepler nedeni ile boşanmalarda avukatlardan yardım alınması davanın daha kısa sürede tamamlanması ve davacının lehine bir sonuç alınmasını kolaylaştırmaktadır.

Araç Değer Kaybı

Araç Değer Kaybı

Herhangi bir kaza sonucunda onarım yaptırılan araçların piyasa değerlerindeki düşüşe araç değer kaybı adı verilmektedir. Burada, Araç Değer Kaybı vakasının ortaya çıkmasındaki anahtar husus, kaza sonrasında araçta yapılacak herhangi bir onarımı kapsar. Dolayısıyla onarım işlemi düzgün bir şekilde veya küçük çaptı da olsa yapılmış olması durumda araçların ikinci el piyasa koşullarında belli bir maddi değer kaybı meydana gelir. Bir kaza sonrasında araçta kaza sebebiyle tümüyle veya belli bir bölge çapında boyama yaptırılması durumda Araç Değer Kaybı oluşmaz. Ancak aracın herhangi bir bölgesindeki parça değişikliği dahi olsa bu husus değer kaybı ile sonuçlanır. Böyle sonuçlanan bir durumda araç sahibi artık aracın kaza önceki değerini sunamaz. Piyasa koşullarında da bu değerin karşılığını bulamaz. Daha önce yaptırdığınız kasko kapsıma da değer kaybını karşılamaz. Sigorta şirketleri, sadece daha önce kasko kapsamına giren araçların onarım maliyetini düşer ve araçta meydana gelen Araç Değer Kaybı için bazı istisnai durumlar hariç bu şirketin herhangi bir yükümlülük alanına girmez.

Kasko ve Araç Değer Kaybı İlişkisi

Araç kazaları genellikle birden fazla aracın hasar gördüğü vakalarla sonuçlanır ve araç değer kaybı diğer şahıslar için de geçerlidir. Yani, meydana gelen kazada kusurlu olanların da araçlarında değer kaybı oluşabilir. Trafik sigortasının araç değer kaybını karşılayacağı şahıs, özellikle kazada kusuru bulunmayan ya da kusuru daha az olan şahıs olmaktadır. Zira sigorta şirketleri sadece tek bir şahsın araç değer kaybını karşılamaktadır.

Kasko ve kasko mevzuatı, genel itibariyle kaza sonrası araç onarımıyla meydana gelen Araç Değer Kaybı ilişkisinden tamamen sıyrılır ve şahıs, kasko sigortasını herhangi bir yükümlülük altına sokamaz. Fakat belli başlı sigorta şirketleri, kasko sigortasında araç değer kaybını da kapsam içerisinde almakta ve bu konuda şahıslara güvence vermektedir.

Araç Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Araç Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasarların tamirinden sonra araçta değer kaybı yaşanır. Bu değer kayıpları sonrasında onarım görmüş araçların piyasa koşullarında, önceki değerinden daha düşük bir düzeydeki fiyata göre sunulmak durumda kalınır. Trafik kazaları, araç sahibi herkesin karşılaşabileceği bir vaka olmasından dolayı, çoğu kişi daha önceden kasko yaptırıp onarım masraflarından kaçınırlar. Kasko firmaları, kapsam dâhilinde olan tüm onarım maliyetleri karşılarlar. Ancak, araç değer kaybı davası konusunda dikkat edilecek husus, araçlar sigortalı olsa bile meydana gelen değer kaybının bu kapsamda yer almıyor oluşu. Sigorta şirketleri bu durumdan tamamen soyutlanır. Bu durumda, kaza sonucunda araçta meydana gelen değer kaybını karşılamak için geriye sadece ikincil şahıslara araç değer kaybı davası açma seçeneği kalıyor. Yalnız tarafların aralarında bir müzakere sonucunda anlaşmaları, ortadaki değer kaybı davasını düşürmektedir.

Araç Değer Kaybının Hesaplanması

Araç değer kaybının hesaplanmasının ilk aşamasında belli unsurların tespiti yapılır. Bunlar, aracın kaza öncesi piyasa değer, yıpranma oranı, üretim yılı, araç kilometresi ve daha önce meydana gelmiş hasar ve tamirat, parça değişikliğinin kaydı şeklindedir. Bunun için ilgili mahkemeler bilirkişi incelemesi talep eder bu doğrultuda değer kaybı tespiti yapılır. Burada dikkat edilecek nokta, şahsın değer tespiti ve daha sonrasında dava açabilmesi için kazada kusursuz olması ve sorumluluğun karşı tarafta olmasıdır. Tabi araçta onarılan parçalar daha önce %100 sağlam ve orijinal parçalardan oluşmalıdır. Araçtaki çoğu parçada değer kaybı kapsamına girse de cam, stop lambaları, tampon, silecek, jant gibi değişim gerektiren parçalar bu kapsama girmez. Bu tespiti takriben araç değer kaybı davası açılabilir.

Araç Değer Kaybı Davası

Bu davayı açabileceğimiz tek kişi, kazaya sebebiyet veren şahıslardır ve araç değer kaybı davası hukuki dayanağı, Borçlar Kanunu 122. Maddesi gereğine göre düzenlenir. Aralarında bir uzlaşma gerçekleşmemesi durumunda, dava açılacak olan şahıs herhangi bir kusuru olmadığını delil dâhilinde ispatlamak durumdadır. Aksi takdirde kaybı ödemekle zorunda kalır. araç değer kaybı davası sürecinde karşı tarafa tespit edilen değer kaybının karşılanması talep edilebileceği gibi, onarım masrafı da talep edilebilir.

Araç değer kaybı davası için gerekli belgeler aşağıdaki gibidir.

  • Tespit tutanağı
  • Ekspertsiz raporu
  • Servis raporu
  • Servis faturası
  • Sigorta poliçesi
  • Araçtaki hasarın yer aldığı fotoğraflar
  • Varsa, tanık listesi

Bu tür davada araç değer kaybı zamanaşımı toplamda 2 yıldır. Bu sürenin takribi kaza tarihi olarak belirlenir. Süreyi aşan olaylar veya davalar zaman aşımına uğrayarak yasal sürecin dışında kalır.

Avukat | Arabulucu Avukatlar | Ankara Arabulucuk | Ankara Arabulucular | Ankara İcra Avukatı | Ankara Boşanma Avukatı | https://ilkayuyarkaba.av.tr Boşanma Avukatları | Dosya Masrafı İadesi |